<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
	<channel>
		<title>sohbetkeyfi</title>
		<link>http://sohbetkeyfi.ucoz.com/</link>
		<description>Blog</description>
		<lastBuildDate>Thu, 20 Jan 2011 19:30:51 GMT</lastBuildDate>
		<generator>uCoz Web-Service</generator>
		<atom:link href="https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/rss" rel="self" type="application/rss+xml" />
		
		<item>
			<title>Uzayda Seks Nasıl Olur?</title>
			<description>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/68766384.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Mars&apos;ta seks ihtiyacı nasıl giderilir? Bilimadamlarının uzun süreli uzay yolculuğu öncesinde son araştırması seks üzerine oldu.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;div id=&quot;dvHaberIcerik&quot; style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;strong&gt;&apos;AY&apos;DA SEVİŞENLER&apos; BİTTİ SIRADA MARS VAR!&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;California&apos;dan bir araştırmacı insanların seksüel davranışlarına ve isteklerine uzayın etkisini incelenmesini öneriyor. Dr. Rhawn Joseph&apos;in araştırma yaptığı makalesinin adı &quot;Mars&apos;ta seks.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Araştırmacı, makalesinde Mars&apos;taki seks ihtiyacından, çocuk doğumuna kadar birçok durumu inceliyor; &quot;İnsanların cinsel kuvvetleri yüksektir. Bunun hakkında çok düşünürler. Yani Mars&apos;a gideceksiniz, etraf karanlık olacak, uzun bir süre bir yerde kapalı kalacaksınız ve yapacak pek fazla bir şey olmayacak. Bunun olacağı garantidir.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Astronotlar ar...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/68766384.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Mars&apos;ta seks ihtiyacı nasıl giderilir? Bilimadamlarının uzun süreli uzay yolculuğu öncesinde son araştırması seks üzerine oldu.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;div id=&quot;dvHaberIcerik&quot; style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;strong&gt;&apos;AY&apos;DA SEVİŞENLER&apos; BİTTİ SIRADA MARS VAR!&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;California&apos;dan bir araştırmacı insanların seksüel davranışlarına ve isteklerine uzayın etkisini incelenmesini öneriyor. Dr. Rhawn Joseph&apos;in araştırma yaptığı makalesinin adı &quot;Mars&apos;ta seks.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Araştırmacı, makalesinde Mars&apos;taki seks ihtiyacından, çocuk doğumuna kadar birçok durumu inceliyor; &quot;İnsanların cinsel kuvvetleri yüksektir. Bunun hakkında çok düşünürler. Yani Mars&apos;a gideceksiniz, etraf karanlık olacak, uzun bir süre bir yerde kapalı kalacaksınız ve yapacak pek fazla bir şey olmayacak. Bunun olacağı garantidir.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Astronotlar arasında duygusal bağ kurulacağına dikkati çeken Joseph, NASA&apos;nın bu araştırmayı benzer koşullara sahip olan Antartika gibi yerlerde de yapması gerektiğini söylüyor; &quot;Bu gibi zor koşullara gidecek olan araştırmacılar uzun süre aynı yerde kalacaklardır ve kadınlar mutlaka hamile kalacaktır. Bu normal bir davranışın parçası.&quot;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&lt;br&gt;PEKİ&amp;nbsp;NASIL&amp;nbsp;OLACAK?&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bilim adamları olası insanlı Mars yolculuğunda &apos;uzayda seks&apos; yapılabileceğini ve yerçekimsiz bir ortamda bir çocuk doğumunun gerçekleşebileceğini, NASA&apos;nın bunu göz ardı etmemesi gerektiğini açıkladı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;NASA hep uzayda seks konusunda sessiz kalmayı yeğledi. Bu da insanların konuyu daha çok merak etmesine yol açtı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Nasıl yapılır? Hiç yapan var mı? Sıfır yerçekiminde hamile kalınılabilir mi?&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hayvanlar üzerinde yapılan birkaç testin dışında bu konu hakkında hiçbir bilimsel analiz bulunmuyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ama artık bu durum değişiyor.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Uzmanlık alanı uzay olan &apos;The Journal of Cosmology&apos; dergisi Mars seferini konu aldığı özel bir sayıda uzayda sekse de yer ayırdı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&apos;Mars&apos;ta Seks&apos; başlıklı bölümde, California&apos;daki Beyin Araştırmaları Laboratuarı&apos;ndan Dr. Rhawn Joseph, uzayda astronotları seks yapmaya itecek sosyal şartlardan söz edip, ilk kez bir bebeğin başka bir gezegende doğması olasılığını ele aldı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Böyle bir çocuk ilk Marslı, ya da en en azından çok uyruklu olurdu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Joseph, &apos;İnsanoğlu cinseldir. Bu konuyu fazlaca düşünür. O yüzden eğer Mars&apos;a yolculuk yapıyorsanız, dışarısı karanlık olacak, siz de uzun bir süre tecrit edilmiş durumda bulunacaksınız ve yapacak fazlaca bir şey de olmayacak. Bu sırada bazı şeyler olması mutlak ihtimaldir&apos; dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Dergi, Mars seferinin en az iki yıl süreceği tahmininde bulunuyor. Dergiye göre kızıl gezegene ulaşmak için dokuz ay gerekiyor, kalıp incelemelerde bulunmak için en az üç ay ve dokuz ay da geri dönüş için gerekiyor. Tabi,eğer geri dönüş mümkün olursa.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Joseph, bu yolculuk için bu kadar uzun zaman gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, astronotlar arasında duygusal bağlar oluşması olasılığının yükse olduğuna dikkat çekti ve bu bağların onları harekete geçirmeyeceğini düşünmenin akılsızlık olacağını söyledi.&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;Kaynak: CNN Türk&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/uzayda_seks_nasil_olur/2011-01-20-41</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/uzayda_seks_nasil_olur/2011-01-20-41</guid>
			<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 19:30:51 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Bitlis&apos;teki Kazılarda 15 Yeni Ceset</title>
			<description>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/97066902.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Bitlis&apos;in Mutki ilçesinde geçen haftadan bu yana çöplük olarak kullanılan alanda sürdürülen kazılarda, çeşitli kemiklere ulaşıldığı bildirildi. Kemiklerin ilk incelemesinde 15 farklı cesede ait parçalar bulunduğu bildirildi.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&amp;nbsp;Bu bölgede yapılan kazılarda çıkartılan ceset sayısı 27&apos;ye yükselmiş oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Kazı alanında &apos;&apos;gözlemci&apos;&apos; olarak bulunan Bitlis Barosu Genel Sekreteri Avukat Burhan Aksoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, Mutki-Kavakbaşı yolu üzerindeki çöplükte yapılan kazılarda kemiklere ulaşıldığını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 1...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/97066902.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Bitlis&apos;in Mutki ilçesinde geçen haftadan bu yana çöplük olarak kullanılan alanda sürdürülen kazılarda, çeşitli kemiklere ulaşıldığı bildirildi. Kemiklerin ilk incelemesinde 15 farklı cesede ait parçalar bulunduğu bildirildi.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&amp;nbsp;Bu bölgede yapılan kazılarda çıkartılan ceset sayısı 27&apos;ye yükselmiş oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Kazı alanında &apos;&apos;gözlemci&apos;&apos; olarak bulunan Bitlis Barosu Genel Sekreteri Avukat Burhan Aksoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, Mutki-Kavakbaşı yolu üzerindeki çöplükte yapılan kazılarda kemiklere ulaşıldığını söyledi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Aksoy, bir haftadan bu yana devam eden ve bir süre metan gazı patlaması ihtimaline karşı durdurulan kazı çalışmalarında, dünden itibaren yeniden başlandığını anımsattı.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Alanda iş makineleriyle bugün sabah saatlerinde yeniden kazı çalışmalarına başlandığına dikkati çeken Aksoy, kazıda kemiklere rastlanıldığını iddia etti.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Aksoy, şöyle konuştu:&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&apos;&apos;Mutki&apos;de savcılık gözetiminde, 6 günden beridir devam eden kazı çalışmalarında, bugün kemik parçalarına rastlanıldı. Kemik parçalarının bulunduğu alanda genişletme çalışmaları yapılıyor. Burada 8 ceset olduğundan bahsediliyor. Savcılık titizlikle kazıları yürütüyor. Büyük ihtimalle yarın akşama kadar buradaki çalışmalar tamamlanır. 8 kişiye ait kemiklerin çıkması bekleniyor. Çıkarılan cesetler torbalara konularak tespit için Adli Tıp Kurumuna gönderilecek. Buradaki incelemenin ardından kemiklerin kimlere ait oldukları tespit edilecek.&apos;&apos;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Bu bölgede yapılan kazılarda çıkartılan ceset sayısı 27&apos;ye yükselmiş oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;Kaynak: AA&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/bitlis_39_teki_kazilarda_15_yeni_ceset/2011-01-20-40</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/bitlis_39_teki_kazilarda_15_yeni_ceset/2011-01-20-40</guid>
			<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 19:23:44 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Arif Doğan: &apos;Yeşil&apos;le Hala Görüşüyorum&apos;</title>
			<description>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/49625731.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;İkinci &quot;Ergenekon&quot; davasının tutuksuz sanıklarından emekli albay Arif Doğan, &quot;Yeşil&quot; kod adlı Mahmut Yıldırım ile hala görüştüğünü söyledi.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çapraz sorgusu yapılan Doğan, 1990 yılında, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı görevini Veli Küçük&apos;e devrettiğini ifade etti. Doğan, hakim Hasan Hüseyin Özese&apos;nin, &quot;Küçük&apos;ün JİTEM&apos;den haberi olmadı mı?” sorusuna, &quot;Hayır kimsenin haberi olmadı. Kurduğum JİTEM&apos;den kimseye bahsetmedim. Eşim bile bilmiyordu. Kimseye bahsetmedim” dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hakim Özese&apos;nin, &quot;JİTEM üyelerine bir kimlik kartı verilip verilmediği” sorusuna, elektrik hatlarını yapan Türkiye Elektrik Kurumu ve köylere sağlık taramalarına giden sağlık görevlileri gibi kurumların tanıtım kartla...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/49625731.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;İkinci &quot;Ergenekon&quot; davasının tutuksuz sanıklarından emekli albay Arif Doğan, &quot;Yeşil&quot; kod adlı Mahmut Yıldırım ile hala görüştüğünü söyledi.&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada çapraz sorgusu yapılan Doğan, 1990 yılında, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı görevini Veli Küçük&apos;e devrettiğini ifade etti. Doğan, hakim Hasan Hüseyin Özese&apos;nin, &quot;Küçük&apos;ün JİTEM&apos;den haberi olmadı mı?” sorusuna, &quot;Hayır kimsenin haberi olmadı. Kurduğum JİTEM&apos;den kimseye bahsetmedim. Eşim bile bilmiyordu. Kimseye bahsetmedim” dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hakim Özese&apos;nin, &quot;JİTEM üyelerine bir kimlik kartı verilip verilmediği” sorusuna, elektrik hatlarını yapan Türkiye Elektrik Kurumu ve köylere sağlık taramalarına giden sağlık görevlileri gibi kurumların tanıtım kartlarının JİTEM&apos;de çalışan kişilere deşifre olmamaları için verildiğini kaydeden Doğan, &quot;Deponuzda yapılan aramada boş kimlik kartları istediğinize dair bir belge çıktı” demesi üzerine de şu yanıtı verdi:&lt;br&gt;&quot;İtirafçı yasası çıktıktan sonra biz Nüfus İşleri Genel Müdürlüğünden, bu kimlik kartlarını alıyorduk. İtirafçıların esas kimlikleri deşifre olmasın diye de onlara farklı isimlerle nüfustan onaylı kimlik kartları çıkarırdık. Kadın ve erkeklere ait kimlik kartları istendiği zaman veriliyordu bizlere.”&lt;br&gt;&lt;br&gt;Terör örgütünün eylemlerine devam etmesine rağmen JİTEM&apos;in neden 1990 yılında dondurulduğu sorulan Doğan, JİTEM&apos;in çok başarılı çalıştığı ve büyük darbeler vurduğu örgütün propagandası nedeniyle dondurulduğunu iddia etti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Tutuksuz sanık emekli Albay Arif Doğan, Özese&apos;nin, &quot;JİTEM&apos;in yasa dışı faaliyetleri oldu mu?” sorusuna, &quot;JİTEM&apos;in kurucusu benim. Bilgim dahilinde ve bilgim dışında illegal hiçbir faaliyetleri yoktur. Biz örgütle çarpışmaya gitmişiz. Evinde oturan insanlarla işimiz olmaz” şeklinde cevap verdi.&lt;br&gt;Diyarbakır&apos;da dönemin devlet güvenlik mahkemesi tarafından 3 kişinin öldürülmesi nedeniyle açılan bir dava nedeniyle ifade verdiğini anlatarak, o dönemlerde çok deşifre olduğunu ve örgütün bir numaralı hedefi haline geliğini kaydetti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;&apos;KENDİME CEZA VERDİM, EŞİMDEM AYRI OTURUYORUM&apos;&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Şu anda da halen örgütün hedefi olduğunu dile getiren Doğan, &quot;Eşimi ve çocuklarımı çok seviyorum, ama halen yanlarında olamıyorum. Kendime ceza verdim ve onlardan ayrı oturuyorum. 3 koruma ile bakımımı üslenen bir görevli var sadece, başka da kimse yok” dedi.&lt;br&gt;Doğan, 1990 yılında tayini çıktıktan sonra doğuda operasyon yapmadığına göre, JİTEM&apos;in faaliyetlerinin kendisiyle birlikte tamamlandığını belirterek, &quot;Ancak JİTEM kendi üyelerini aynı kod adlarıyla yenileyerek hala varlığını sürdürüyor. Yapılan yenilemeler hala bana bir şekilde ulaşıyor” diye konuştu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Bunun üzerine araya giren hakim Özese, &quot;Siz &apos;1990 yılında donduruldu&apos; diyorsunuz. Şimdi de &apos;Varlığını halen sürdürüyor&apos; diyorsun. Bu nasıl oluyor?” diye sordu.&lt;br&gt;Doğan da &quot;Bana yenilenen liste canlı posta aracılığıyla gelir. JİTEM&apos;e girenler 22-30 yaş arasından seçilir ve sicillerine fiziklerine bakılarak alınırlar. 5 arşiv sorumlusu vardır. Onlar bile birbirlerini tanımazlar. Benim alt birimlerim hala kendi kendini yeniliyor” dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Mahkeme Başkanı Köksal Şengün araya girerek, &quot;Elinde yetki belgesi olan insanlar, bu dediklerinizi araştırabilir. Bu insanları, Türkiye çapında neye istinaden seçiyordunuz? Vatan için mücadele de belli kurallar çerçevesinde olur. Sizin anlattıklarınıza göre nasıl olabilir?” demesi üzerine Doğan, &quot;Ben&lt;br&gt;yapıyorum, suçsa cezamı çekmeye razıyım. Ben örgüt kurmak için yapmadım PKK&apos;yla mücadele etmek için yapıyordum” cevabını verdi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Arif Doğan, hakim Özese&apos;nin, &quot;Yetkililerin, JİTEM&apos;den haberinin olmaması mümkün mü?” sorusuna da hiç kimsenin haberinin olmadığını, olmasını da gerekli görmediğini kaydetti.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;MAHMUT YILDIRIM&apos;LA GÖRÜŞTÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜ&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Doğan, &quot;Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ile hala görüştüğünü ileri sürerek, &quot;Ancak bana nasıl olduğunu sormayın, söylemem. Tunceli-Muş-Bingöl bölgesindeyken, burayı çok iyi bilen, bu halkın dilinden konuşan istihbaratçıdan söz ediliyordu. Kendisine &apos;Yeşil&apos; denilen bu kişiyle konuştum. Bana &apos;Hükümete çalışıyorum&apos; dedi. Ben de ona &apos;Ben görev verdiğim zaman yapacaksın&apos; dedim ve bunu kabul ederek bölgede kaldı. Bir iki defa görev verdim, 72 saat hiç uyumadan çalıştı” dedi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Özese&apos;nin ardından sorularını yönelten diğer üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu&apos;nun, Susurluk kazasında, kaza yapan aracın arkasından gelen aracın kime ait olduğuna ilişkin sorusuna, &quot;JİTEM&apos;in &apos;kazadan sonra müdahale etmedi, ölümlerine neden oldu&apos; şeklinde dedikodu vardı. Takip eden araç vardı, ama JİTEM değildi. Kaza yapan araçtaki çantayı alıp gidenleri takip ettiği söylendi. Ali Yasak mı, Arnavut mu bilemem Bu konuda benim bilgim yok sadece duyumum var” şeklinde konuştu.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Kazada yaşamını yitiren kadının kim olduğuna ilişkin soruya da Doğan, &quot;Ne değişecek, kaç sene sonra sormanızdan rahatsız oldum” dedi.&lt;br&gt;Haşıloğlu&apos;nun &quot;Bir şeyden mi çekiniyorsunuz?” demesi üzerine de hiçbir şeyden çekinmediğini söyledi. Hakim Haşıloğlu&apos;nun, &quot;O zaman söylemek mi istemiyorsunuz?” sorusuna da &quot;Bunu bana sormanızı yadırgıyorum” yanıtını verdi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Doğan&apos;ın, bazı sorulara bağırarak ve sinirli bir şekilde cevap vermesi üzerine, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, &quot;Düzgün cevap verin, azarlayarak konuşmayın” diye uyardı. Doğan da &quot;O zaman ben aptalım” dedi. Şengün&apos;ün &quot;Ne kadar akıllı olduğunuz belli oluyor” diye cevap vermesi üzerine Doğan, &quot;Bu kadar üzerinden süre geçmiş, bana bunları niye ısrarla soruyorsunuz” yanıtını verdi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Arif Doğan, bir soru üzerine, Güneydoğudaki bazı faili meçhul cinayetlerle ilgili, Beşiktaş&apos;taki özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Kadir Altınışık&apos;ın, &quot;şüpheli” olarak ifadesinin alındığını, savcı Zekeriya Öz&apos;ün ise &quot;tanık” konumunda ifade verdiğini anlattı.&lt;br&gt;Duruşma Doğan&apos;ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;Kaynak: AA&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/arif_dogan_39_yesil_39_le_hala_gorusuyorum_39/2011-01-20-39</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/arif_dogan_39_yesil_39_le_hala_gorusuyorum_39/2011-01-20-39</guid>
			<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 19:16:10 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Utandıran Taksit Kampanyası!</title>
			<description>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/53794708.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;10-15 bin liraya satın aldıkları böbrekleri hasta yakınlarına...&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Adana ve Antalya Emniyet Müdürlüklerinin ortaklaşa 11 ilde düzenledikleri operasyonda, organ ticareti yaptıkları iddia edilen 12 kişi gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Zanlılar 10-15 bin liraya satın aldıkları böbrekleri hasta yakınlarına 20-25 bin liradan sattıkları bazen de taksit yaptıkları bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Alınan bilgiye göre, bir istihba...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/53794708.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;10-15 bin liraya satın aldıkları böbrekleri hasta yakınlarına...&lt;/h3&gt;&lt;div&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Adana ve Antalya Emniyet Müdürlüklerinin ortaklaşa 11 ilde düzenledikleri operasyonda, organ ticareti yaptıkları iddia edilen 12 kişi gözaltına alındı.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Zanlılar 10-15 bin liraya satın aldıkları böbrekleri hasta yakınlarına 20-25 bin liradan sattıkları bazen de taksit yaptıkları bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Alınan bilgiye göre, bir istihbaratı değerlendiren Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Osman K’nin (46) elebaşılığını yaptığı çetenin organ ticareti yaptığını belirledi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri ile çeteyi 2010 yılı Haziran ayından itibaren takibe alan polisler, Adana, Antalya, İstanbul, Batman, Ankara, Şırnak, Bursa, Kocaeli, Mersin, Hatay ve Bingöl’de 46 adrese &quot;Av Mevsimi&quot; ismi verilen operasyon kapsamında eş zamanlı baskın düzenledi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Yapılan soruşturmada zanlıların maddi durumu iyi olmayanların böbreklerini 10-15 bin liraya satın aldığı ve 20-25 bin liraya ihtiyaç sahipleri sattıkları belirlendi. Zanlıların bu yolla 7 kişiden organ alıp, nakil yaptırdıkları, maddi durumu çok iyi olmayan alıcılar için de taksit imkanı sundukları tespit edildi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Zanlıların sahte belge düzenleyerek donör ile hastayı akraba gibi gösterdikleri ve bu sayede başvurdukları Ankara, İstanbul ve Antalya’daki hastanelerde ameliyat yaptırdıkları öğrenildi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Bu arada, soruşturma kapsamında 21 kişinin de organ sattıkları ve aldıkları gerekçesiyle emniyette ifadesine başvurulduğu kaydedildi. Suçlamayı kabul etmeyen bazı kişilerin organlarını bağışladıklarını söyledikleri, bazılarının ise borcu olduğu için organını sattığını belirtiği, organ satanlar arasında ise evli bir çiftin de bulunduğu bildirildi.&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;&lt;br&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=&quot;font-family: Tahoma; font-size: 14px; &quot;&gt;Emniyet Müdürlüğünde sorgusu tamamlanan Osman K, S.G, M.E.Ş, M.A, A.D, A.T, A.E, A.A, Ş.T, M.Ö, M.T ile F.T. &quot;organ ticareti yapmak ve aracılık etmek, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve üye olmak, resmi belgede sahtecilik&quot; suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/utandiran_taksit_kampanyasi/2011-01-20-38</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/utandiran_taksit_kampanyasi/2011-01-20-38</guid>
			<pubDate>Thu, 20 Jan 2011 19:10:57 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Avrupa Bu Sorunun Cevabını Merak Ediyor!</title>
			<description>&lt;h3 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/33880370.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;&apos;Madem Müslüman bir erkek Hıristiyan bir kadınla evlenebiliyor. Öyle ise
 Müslüman bir kadın da Hıristiyan bir erkekle evlenebilir&apos;kıyası doğru 
mudur?
&lt;/h3&gt;Bugün hemen her Avrupa ülkesinde vatandaşlarımız var. Bir çok erkeğimiz 
de yabancı kadınlarla evli. Oralarda yaşayan gençler sık sık müslüman 
kadın da yabancıyla evlenemez mi diye soruyor. İşte bu soruyu Zaman 
Gazetesi Yazarı Ahmed Şahin köşesinde yorumladı. İşde Şahin&apos;in o yazısı:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&apos;Müslüman bir kadın neden Hıristiyan erkekle evlenemez? &lt;br&gt;Okuyucumun anlattığına göre Avrupa&apos;da yaşayan bazı gençler, evlilik konusunda yanlış kıyas yaparak diyorlarmış ki:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;-
 Madem Müslüman bir erkek Hıristiyan bir kadınla evlenebiliyor. Öyle ise
 Müslüman bir kadın da Hıristiyan bir erkekle evlenebilir, ikisi de 
aynıdır, arada fark yoktur!.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Tabii b...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/33880370.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;&apos;Madem Müslüman bir erkek Hıristiyan bir kadınla evlenebiliyor. Öyle ise
 Müslüman bir kadın da Hıristiyan bir erkekle evlenebilir&apos;kıyası doğru 
mudur?
&lt;/h3&gt;Bugün hemen her Avrupa ülkesinde vatandaşlarımız var. Bir çok erkeğimiz 
de yabancı kadınlarla evli. Oralarda yaşayan gençler sık sık müslüman 
kadın da yabancıyla evlenemez mi diye soruyor. İşte bu soruyu Zaman 
Gazetesi Yazarı Ahmed Şahin köşesinde yorumladı. İşde Şahin&apos;in o yazısı:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&apos;Müslüman bir kadın neden Hıristiyan erkekle evlenemez? &lt;br&gt;Okuyucumun anlattığına göre Avrupa&apos;da yaşayan bazı gençler, evlilik konusunda yanlış kıyas yaparak diyorlarmış ki:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;-
 Madem Müslüman bir erkek Hıristiyan bir kadınla evlenebiliyor. Öyle ise
 Müslüman bir kadın da Hıristiyan bir erkekle evlenebilir, ikisi de 
aynıdır, arada fark yoktur!.. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Tabii bu kıyaslamayı yapan gençler
 aradaki büyük farkı fark edemiyor, yanlış bir kıyasla yanlış bir hükme 
vardıklarını da bilemiyorlar. Bu durumda aileler de şüpheye düşüyor, 
doğruyu öğrenmek için soruyorlarmış. Gerçekten Müslüman kadın da 
Hıristiyan erkekle evlenebilir mi? &apos;Bizi bu türlü iddiaların verdiği 
şüpheden kurtarın&apos; feryadında bulunuyorlarmış adeta. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Aslında 
mesele şüpheye düşecek kadar karışık değildir. Müslüman kadının 
Hıristiyan erkekle evlenmesi, (aradaki fark edemedikleri büyük farktan 
dolayı) caiz olmaz. &lt;br&gt;&lt;br&gt;İsterseniz konuyu baştan inceleyelim. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Aslında
 esas olan, Müslüman erkeğin de kendisi gibi Müslüman bir hanımla 
evlenmesidir. Aile ancak aynı inanca sahip eşlerle huzur bulur, inanmış 
nesil ancak böyle ortak inançlı yuvada kolay yetişebilir. En başta bu 
gerçek unutulmamalıdır. Bununla beraber, Müslüman erkeğin ehli kitap 
Hıristiyan bir kadınla mecbur kaldığı yerde evlenmesi de caiz 
görülmüştür. Yapılan nikâh, şüpheye düşülmeyecek şekilde geçerlidir. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ancak
 Müslüman aileye Hıristiyan bir gelin gelince, halli zor sosyal sorunlar
 da ileride ortaya çıkabilir. Çünkü iki ayrı inanç mensubu eşlerin bir 
gün çocukları olacaktır. Bu çocuklar, hangisinin inancına göre 
yetişecekler? &lt;br&gt;&lt;br&gt;İslam&apos;da doğan çocuklar, ana babanın hayırlısına 
tabi olurlar. Yani Müslüman babaya nispet edilirler. Ama buna ne ölçüde 
razı olur Hıristiyan ana? Ana şefkatiyle etkili olduğu çocuklarını kendi
 inancına göre yetiştirmeye çalışırsa nasıl bir nesil yetişir Müslüman 
aile içinde? &lt;br&gt;&lt;br&gt;İleride çıkabilecek bu gibi sorunları baştan 
düşünmeye ihtiyaç olsa gerektir. Belki de Hıristiyan ana, Müslüman 
ailenin kendisine gösterdiği şefkat ve sıcak ilgiden etkilenerek 
Müslüman olacak, böylece aileyi topyekûn mutlu ve huzurlu kılacaktır. 
Öyle bir ihtimalin gerçekleşmesi halinde elbette konu mutlu şekilde 
tatlıya bağlanmış olacaktır. &lt;br&gt;&lt;br&gt;- Gelelim Müslüman erkek Hıristiyan
 kadınla evleniyor, öyle ise Müslüman kadın da Hıristiyan erkekle 
evlenmelidir, arada fark yoktur iddiasının yanlışlığına. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Arada fark vardır. Hem de büyük fark vardır. Şöyle ki: &lt;br&gt;&lt;br&gt;-
 Hıristiyan bir kadının vardığı Müslüman erkek, Hıristiyan kadının 
kitabını, peygamberini inkar etmiyor, aksine daha doğrusuyla tasdik 
ediyor, hürmet ve saygıda kusur etmiyor. Böylece Hıristiyan kadın, 
Müslüman&apos;la yaptığı evlilikte din açısından bir aşağılanmaya maruz 
kalmıyor. Aksine dinde kendisinden ileride biriyle evlenmiş oluyor, 
dinini inkar eden birine boyun eğmesi söz konusu olmuyor. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Ancak 
Müslüman bir kadının varacağı Hıristiyan erkeğin, Müslüman kadının 
inandığı peygamberini de, Kur&apos;an&apos;ını da kabul etme yolunda bir inancı 
söz konusu olmuyor. Böylece Müslüman kadın kitabını da, peygamberini de,
 dinini de inkar eden bir Hıristiyan erkeğin inkar aşağılamasına boyun 
eğerek evlenmiş oluyor. Evliliğin engeli de işte bu inkar aşağılamasına 
boyun eğmekle meydana geliyor. &lt;br&gt;&lt;br&gt;Bu evliliğin caiz olması, 
Hıristiyan erkeğin de alacağı Müslüman kadının kitabını, peygamberini 
tanıyarak şehadet kelimesini söyleyip kadının dinini kabul etmesiyle 
mümkün olacaktır. Böylece Müslüman kadın da dinini inkar etmeyip tasdik 
eden bir Müslüman erkekle evlenmiş olma şerefini taşıyacaktır. &lt;br&gt;&lt;br&gt;İşte
 bu önemli farktan dolayı Müslüman bir kadın, duygularına mağlup olup da
 dinini inkar eden bir Hıristiyan&apos;la evliliğe boyun eğer hale gelmemeli,
 ömür boyu pişmanlık duyacağı yanlış bir karara imza atar duruma 
düşmemelidir. &lt;br&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;Kaynak: Zaman Gazetesi&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/avrupa_bu_sorunun_cevabini_merak_ediyor/2011-01-19-37</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/avrupa_bu_sorunun_cevabini_merak_ediyor/2011-01-19-37</guid>
			<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 19:10:28 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Dünyayı Bu Tarikatlar Mı Yönetiyor?</title>
			<description>&lt;h3 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/93071468.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Dudak uçuklatan servetleri var ve milyonlarca üyeleri. Dünyayı yönettiği
 iddia edilen en gizemli örgütler hangileri? Amaçları nedir? Nasıl 
doğdular?&lt;/h3&gt;Dünyayı yönetenlerin asıl onlar olduğu söyleniyor. Dudak uçuklatan 
servetleri var ve milyonlarca üyeleri. Dünyayı yönettiği iddia edilen en
 gizemli örgütler hangileri? Amaçları nedir? Nasıl doğdular?&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;MASONLUK-&lt;/strong&gt;‘Mason’
 kelimesi taş ustası anlamına gelir. Başlangıçta mason loncaları 
gerçekten masonlardan, yani taş ustalarından oluşmaktaydı fakat daha 
sonra nedeni bilinmeyen bi şekilde, taş ustası olmayan bi kaç kişi bu 
loncalara girdi ve bu akımla birlikte oluşan yeni gruba ‘Hür ve kabul 
edilmiş mason’ (free mason) dendi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;5 MİLYON ÜYESİ BULUNMAKTADIR&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Masonluk,
 başlangıcının resmi olarak 16&apos;ncı yü...</description>
			<content:encoded>&lt;h3 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/93071468.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;&lt;br&gt;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;Dudak uçuklatan servetleri var ve milyonlarca üyeleri. Dünyayı yönettiği
 iddia edilen en gizemli örgütler hangileri? Amaçları nedir? Nasıl 
doğdular?&lt;/h3&gt;Dünyayı yönetenlerin asıl onlar olduğu söyleniyor. Dudak uçuklatan 
servetleri var ve milyonlarca üyeleri. Dünyayı yönettiği iddia edilen en
 gizemli örgütler hangileri? Amaçları nedir? Nasıl doğdular?&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;MASONLUK-&lt;/strong&gt;‘Mason’
 kelimesi taş ustası anlamına gelir. Başlangıçta mason loncaları 
gerçekten masonlardan, yani taş ustalarından oluşmaktaydı fakat daha 
sonra nedeni bilinmeyen bi şekilde, taş ustası olmayan bi kaç kişi bu 
loncalara girdi ve bu akımla birlikte oluşan yeni gruba ‘Hür ve kabul 
edilmiş mason’ (free mason) dendi.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;5 MİLYON ÜYESİ BULUNMAKTADIR&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Masonluk,
 başlangıcının resmi olarak 16&apos;ncı yüzyılın sonu ve 17&apos;nci yüzyılın 
başlarına dayandığı düşünülen bir çeşit ‘Kardeşlik’ organizasyonudur. 
Dünyanın birçok ülkesinde beş milyon üyesi bulunmaktadır. Sadece 
İngiltere, İskoçya ve İrlanda’da 480 bin, Amerika Birleşik 
Devletleri’nde ise iki milyona yakın üyesi bulunmaktadır.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;MASONLARIN SIRLARI&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Masonlar
 için sır ve gizliliğin bir gereği olan sembolizm çok büyük önem taşır. 
Masonlukta semboller, Masonik ilkeleri daha iyi anlatmak ritüellerin 
içerdiği aşamaları ve öğütleri belleklere iyice yerleştirmek bunların 
uzun ömürlü olmalarını sağlamak için kullanılırlar. Masonlukta sır 
olarak nitelendirilen şeylerin başında Masonik işaretler, sözcükler ve 
simgelere verilen anlamlar gelir.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;İLLUMİNATİ-&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;1776
 yılında Almanya’nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir
 hukuk profesörü ve Baron von Knigge önderliğinde kurulan gizli bir 
topluluktur.&lt;br&gt;AYDINLATILMIŞ OLANLAR-Illuminati, ‘Aydınlanmış Olanlar’ 
anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla 
ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, 
aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif 
bilimin önünü açmak idiyse de, daha sonraları gizli siyasi amaçları 
olduğu öne sürüldü. İlluminati dünya siyaset tarihinin belki de zaman 
içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini 
almıştır.&lt;br&gt;KİLİSEYE KARŞI KURULDU-İlluminati tarikatının kuruluş 
kökeni şu şekilde ifade ediliyor: ‘Kilisenin düşünce tarzına ve 
dayatmalarına büyük bir antipati besleyen Galileo Galilei, bir topluluk 
kurarak bu dogmalarla mücadele etmek ve parlak gençleri ve aşırı 
derecede zeki insanları bünyesinde toplayarak onlara özgürlüğün, hür 
düşüncenin ve aydınlanmanın faziletlerini aşılamak istiyordu. 1774 
yılında Mason olan Weishaupt, bu emellerinin Masonluk içerisinde var 
olduğunu görse de, Masonluğun emellerinin ve felsefesinin siyasetler 
üzeri olması itibariyle ve Almanya’daki kilise/cizvit egemenliğini sona 
erdirmek istemesinden ötürü, bu doğrultuda bir topluluk kurmaya karar 
verdi ve kendisi gibi düşünen 11 arkadaşıyla beraber 1776 yılında 
Illuminati’yi.&lt;br&gt; &lt;strong&gt;&lt;br&gt;PAPA OLAĞANÜSTÜ BİR KİŞİDİR&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Gizli
 bir örgüt olan Opus Dei’nin tüm üyeleri Katolik meslek sahiplerinden 
oluşmaktadır. Bunun yanında her ülkede de örgütten sorumlu bir Kardinal 
bulunmaktadır. Onlara göre Papa’nın kimliği, Kilise’nin de, Papalık 
Makamı’nın da üstündedir. Papa, Tanrı-Krallığı’nın kutsal önderidir. 
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette Olağanüstü bir 
kişidir. Bu nedenle Opus Dei, böylesine olağanüstü bir kişi tarafından 
temsil edilen Vatikan Devleti’ni yüceltir ve Kilise’yi ikinci planda 
görür.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;DUDAK UÇUKLATAN SERVETİ VAR-&lt;/strong&gt;2.8 milyar 
dolar serveti, 15 üniversitesi, 97 teknik okulu, 36 ilköğretim okulu 
olan Opus Dei ile ilgili pekçok tartışma yaşanmış ve olumsuz görüşler 
dile getirilmiş buna rağmen örgüt herhangi bir açıklama yapmamıştır.&lt;br&gt; &lt;strong&gt;&lt;br&gt;KURU KAFA VE KEMİKLER TARİKATI&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Bu
 tarikat, New Haven’deki Yale Üniversitesi’nde 1832 yılında William 
H.Russel’in öncülüğünde bir grup Yale’li öğrenci tarafından kuruldu.&lt;br&gt;ÖRGÜTE
 GİRMEK KOLAY DEĞİL-Kuru Kafa ve Kemikler Tarikatı, Yale’nin diğer gizli
 örgütleri (Ferman ve Anahtar, Kitap ve Yılan, Kurt Başı, Eliyahu ve 
Berzelius) arasında en eski ve en itibarlı olanıdır. Bu üniversitenin 
son sınıf öğrencilerinden, her dönem sadece 15 kişi seçen bu örgüte 
girebiliyor&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;HEDEF YENİ DÜNYA DÜZENİ&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;En 
büyük hedefi, Yeni Dünya Düzeni’nin gerçekleştirilmesidir. Tarikata 
katılanlar, ‘Yeni Dünya Düzeni’ ana hedefi esas alınarak eğitilirler. 
1898 yılına kadar ABD yönetimi üzerinde sadece kısmi bir etkisi olan 
Kuru Kafa ve Kemik Tarikatı, dünyanın en zengin ve en saygın insanlarını
 dünyanın en önemli mevkilerine yerleştirme çabası taşıdığı da belli 
çevrelerce söylenmektedir. Yeni Dünya Düzeni’nin en önemli fikir 
merkezlerinden biri olan Kuru Kafa ve Kemik Tarikatı’nın, diğer masonik 
örgütlere nazaran ABD’nin en etkin örgütü oldugu da biliniyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;TRİLATERAL KOMİSYON&lt;br&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br&gt;1973&apos;te David Rockefeller, Henry Kissenger ve Zbigniew Brzezinski tarafından kurulmus gizli bir örgüttür.&lt;br&gt; &lt;strong&gt;&lt;br&gt;TEK DÜNYA DEVLETİ KURULUNCA PİRAMİT BİRLEŞECEK&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Brzezinski
 1973-1976 arasında başkanlığını yapmıştır. Tarikatın simgesi şu 
şekildedir: Bir kürenin üç yanından üç üçgen uzayarak kürenin ortasında 
buluşurlar ama birleşmemişlerdir. Bunları birleştirdiğiniz taktirde tek 
bir büyük üçgen meydana çıkar. Her bir üçgen trilateralin üç bölgesini 
simgeler. Üçgenler muhtemelen piramiti simgelemektedir. Büyük üçgen de 
büyük piramittir. Büyük piramitin birleşmemiş olması, tek dünya 
devletinin henüz kurulmamış olduğunu gösteriyor olabilir.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;BOHEMİAN KLÜBÜ&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;1872
 de kurulmus bir örgüttür. ABD’nin batı yakasındaki elitleri bu 
topluluğun üyesidir. Cumhuriyetçi başkan ve başkan adaylarının tümü bu 
topluluğun üyesidir.&lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;strong&gt;HER EYALETTE TAPINAKLARI VAR&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Faliyetleri
 son derece gizli olan topluluğun özel vadisine giriş ABD devlet guçleri
 tarafından engellenmektedir. Merkezdeki çiftlik aynı anda yüzlerce 
kişinin hafta sonu toplantılarına katılabileceği niteliktedir. ABD’nin 
hemen her eyaletinde tapınakları vardır. Sembolleri baykuştur. 
Ritüellerde baykuşa hitap edilir ve bir simge olarak baykuş motifi 
kullanılır.&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;strong&gt;KİLİT NOKTALARDAKİ ZENGİN ÜYELER-&lt;/strong&gt;&lt;br&gt; &lt;br&gt;Bohemian
 Grove hem çok zengin hem de en kilit noktalardaki elitlerin oluşturduğu
 daha üst ve çok daha gizli bir seçkin kulübüdür. Bine yakın ABD eliti 
sürekli olarak hafta sonu California’da veya diğer eyaletlerdeki 
çiftiklerde toplanıp törenler yapıyorlar ve gizli ritüeller uygulanıyor.&lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt; &lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;b&gt;&lt;br&gt;Kaynak: habervakti&lt;/b&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/dunyayi_bu_tarikatlar_mi_yonetiyor/2011-01-19-36</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/dunyayi_bu_tarikatlar_mi_yonetiyor/2011-01-19-36</guid>
			<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 19:04:19 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>&apos;ABD Çaresiz, Türkiye Yükselen Süper Güç&apos;</title>
			<description>&lt;h2 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/25930930.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h2&gt;&lt;h2&gt;New York Times&apos;ta yer alan bir makaleye göre, ABD Lübnan&apos;daki krizi 
Tunus ve Irak&apos;taki gibi çaresizce izledi, Türkiye&apos;nin neredeyse ilgisiz 
olduğu önceki krizlerin aksine yeni çabası ülkenin bölgesel süper güç 
olarak yükselmesinin sinyallerini veriyor.&lt;/h2&gt;Amerikan The New York Times gazetesi, Lübnan&apos;daki barış görüşmelerini değerlendiren bir analize yer verdi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Anthony
 Shadid imzalı &quot;Lübnan, Ortadoğu&apos;da Nüfuz Sahiplerinin Değiştiğini 
Gösteriyor&quot; başlıklı makalede, Lübnan&apos;da son yılların en büyük krizinin 
yaşandığı ve bu krizin çözümünde Suudi Arabistan ve ABD&apos;nin etkisiz 
kaldığı belirtildi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ortadoğu&apos;da uzun yıllardır etkin olan Suudi Arabistan ve Mısır&apos;ın etkisinin azaldığını vurgulayan Shadid, şöyle yazdı:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&quot;Türkiye,
 İran ve Katar gibi ülkeler yükselen güçler olarak ortaya çıktı, ABD ise
 Tunu...</description>
			<content:encoded>&lt;h2 align=&quot;center&quot;&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;img alt=&quot;&quot; style=&quot;margin:0;padding:0;border:0;&quot; src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/_bl/0/25930930.jpg&quot; align=&quot;&quot; /&gt;&lt;!--IMG1--&gt;&lt;br&gt;&lt;/h2&gt;&lt;h2&gt;New York Times&apos;ta yer alan bir makaleye göre, ABD Lübnan&apos;daki krizi 
Tunus ve Irak&apos;taki gibi çaresizce izledi, Türkiye&apos;nin neredeyse ilgisiz 
olduğu önceki krizlerin aksine yeni çabası ülkenin bölgesel süper güç 
olarak yükselmesinin sinyallerini veriyor.&lt;/h2&gt;Amerikan The New York Times gazetesi, Lübnan&apos;daki barış görüşmelerini değerlendiren bir analize yer verdi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Anthony
 Shadid imzalı &quot;Lübnan, Ortadoğu&apos;da Nüfuz Sahiplerinin Değiştiğini 
Gösteriyor&quot; başlıklı makalede, Lübnan&apos;da son yılların en büyük krizinin 
yaşandığı ve bu krizin çözümünde Suudi Arabistan ve ABD&apos;nin etkisiz 
kaldığı belirtildi.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Ortadoğu&apos;da uzun yıllardır etkin olan Suudi Arabistan ve Mısır&apos;ın etkisinin azaldığını vurgulayan Shadid, şöyle yazdı:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&quot;Türkiye,
 İran ve Katar gibi ülkeler yükselen güçler olarak ortaya çıktı, ABD ise
 Tunus ve Irak&apos;taki bazı örnekler gibi Lübnan&apos;daki krizi de çaresizce 
izledi. Arap dünyasında, Arap-İsrail sorunundan Lübnan sorununa kadar 
bir dizi anlaşmazlıkta, Türkiye en dinamik, iddialı ve bağımsız dış 
politikaya sahip ülke. Bu politikanın başarısı, Amerika&apos;nın uzun 
zamandır Ortadoğu&apos;da sürdürdüğü, düşmanlarını yalıtmak ve dışlamak 
çabası üzerine kurulu politikasına yönelik de örtük bir eleştiri.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Beyrut&apos;ta
 önde gelen köşe yazarlarından Sarkis Naoum&apos;un &quot;Türkiye, bence aksi 
ispatlanana kadar bölgenin yeniden düzenlenmesinde vazgeçilmez bir ülke&quot;
 sözlerine yer veren New York Times yazarı, şöyle devam etti:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&quot;Türkiye&apos;nin
 ve diğerlerinin, &apos;galip de yok mağlup da yok&apos; formülüne dayalı çok 
karmaşık bir siyasi manzarada, Lübnan krizine yaptıkları müdahaleler, şu
 ana kadar daha çok sembolik boyutta kaldı. Ancak, Türkiye&apos;nin neredeyse
 ilgisiz olduğu önceki krizlerin aksine, yeni çabası ülkenin bölgesel 
süper güç olarak yükselmesinin sinyallerini veriyor.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;&lt;br&gt;Shadid 
makalesinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&apos;ın, pazartesi günü Katar ve 
Suriye liderleriyle görüşmek için Suriye&apos;ye hareketinden önce &quot;Bölgemiz,
 Lübnan&apos;ın yeni bir belirsizlik ortamına girmesiyle başa çıkamaz. Bu 
krizi aşmak için neler yapabileceğimizi ve diğer ülkelerin neler yapması
 gerektiğini istişare edeceğiz&quot; dediğini aktardı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Şam&apos;daki 
zirvenin ardından Türkiye ve Katar Dışişleri Bakanlarının salı günü 
Beyrut&apos;u ziyaret ettiğini aktaran Shahid, yetkililerin anlaşmazlığın 
bütün taraflarıyla görüştüklerini hatırlattı. Shadid, &quot;Ziyaretin 
kendisi, bazı yetkililerin tanımladığı gibi &apos;tutarsız Suudi politikası 
ile odaksız ABD politikasının&apos; bıraktığı boşluğu dolduracak daha yoğun 
bölgesel bir çabanın işareti olarak görülüyor&quot; diye yazdı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Hariri&apos;nin
 dış politika danışmanlarından Muhammed Çettah&apos;ın, &quot;Lübnan&apos;da ABD&apos;nin 
rolünü girişken olarak adlandıramam. Merkezi konumda olduğunu da 
söyleyemem. Bölgesel aktörler çok daha fazla görünür konumda&quot; sözlerine 
atıfta bulunan Shadid, şu ifadelere yer verdi:&lt;br&gt;&lt;br&gt;&quot;Türkiye&apos;nin 
uyuşmazlığa müdahalesi, bölgede ABD&apos;nin istekleriyle her zaman uyuşmayan
 bazı inisiyatiflerin izinden gitti. 2008&apos;in mayıs ayında Türkiye&apos;nin 
arabuluculuğunda Suriye ve İsrail arasında dolaylı görüşmeler 
yapılacağının açıklanması, ABD&apos;li diplomatları şaşırttı.&lt;br&gt;&lt;br&gt;Dışişleri
 Bakanı Ahmet Davutoğlu, salı günü Lübnan&apos;a gittiğinde nadir rastlanacak
 koşullarla karşılaştı. İki taraf da Türkiye&apos;nin varlığından memnundu. 
Hariri&apos;nin dış politika danışmanı Çettah, Türkiye&apos;nin &apos;bölgedeki diğer 
ülkelerle kıyaslandığında en iyi pozisyonda bulunduğunu&apos; söyledi.&quot;&lt;br&gt;&lt;br&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/39_abd_caresiz_turkiye_yukselen_super_guc_39/2011-01-19-35</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/39_abd_caresiz_turkiye_yukselen_super_guc_39/2011-01-19-35</guid>
			<pubDate>Wed, 19 Jan 2011 18:55:07 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Ak Parti&apos;den ÖSYM İçin Yasa Teklifi</title>
			<description>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1295291173_17_osym_sinav.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;
&lt;b&gt;AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığı&apos;na ÖSYM&apos;nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;

AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığı&apos;na ÖSYM&apos;nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.

TBMM Başkanlığı&apos;na 28 Aralık 2010&apos;da sunulan tasarıyla büyük ölçüde paralellik taşıyan teklif, bazı farklılıklar da içeriyor.

Farklı hükümler şöyle:

&quot;-ÖSYM yurt dışında da sınav yapabilecek.

-ÖSYM Başkanı, YÖK&apos;ün göstereceği üç aday arasından Bakanlar Kurulu&apos;nun önerisiyle Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Tasarıda, başkanın, YÖK&apos;ün önereceği üç aday arasından müşterek kararnameyle atanması öngörülüyor.

-ÖSYM başkan ve yardımcıl...</description>
			<content:encoded>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1295291173_17_osym_sinav.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;
&lt;b&gt;AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığı&apos;na ÖSYM&apos;nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;

AK Parti Grup Başkanvekilleri Bekir Bozdağ ve Mustafa Elitaş ile Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, TBMM Başkanlığı&apos;na ÖSYM&apos;nin yeniden yapılandırılmasını öngören yasa teklifi sundu.

TBMM Başkanlığı&apos;na 28 Aralık 2010&apos;da sunulan tasarıyla büyük ölçüde paralellik taşıyan teklif, bazı farklılıklar da içeriyor.

Farklı hükümler şöyle:

&quot;-ÖSYM yurt dışında da sınav yapabilecek.

-ÖSYM Başkanı, YÖK&apos;ün göstereceği üç aday arasından Bakanlar Kurulu&apos;nun önerisiyle Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Tasarıda, başkanın, YÖK&apos;ün önereceği üç aday arasından müşterek kararnameyle atanması öngörülüyor.

-ÖSYM başkan ve yardımcıları, tam zamanlı görev yapacak. Ancak akademik AR-GE faaliyetlerinde bulunabilecekler.

-Soru hazırlanması için yurt dışında çalışma yapmak üzere personel görevlendirilebilecek.

-Merkezin faaliyetlerinin yürütülmesi için döner sermaye işletmesi kurulacak. İşletmenin sermayesi, 10 milyon lira olacak.

-Başkanlık personeli, ayda 60 saati geçmemek üzere fazla mesai yapacak. Zorunlu hallerde bu süre yüzde 50 artırılabilecek.

-Soru havuzu hiçbir koşul altında kısmen ya da tamamen üçüncü şahıslara verilemeyecek. Adli kovuşturmalarda ise soru havuzuna erişim için Bakanlar Kurulu&apos;nun izni gerekecek.

-ÖSYM&apos;nin yeniden yapılandırılması bir yıl içinde tamamlanacak. Bu sürede yürürlükteki mevzuat uygulanacak.&quot;

Teklif, tüm lise ve dengi okul mezunlarının polis meslek yüksekokulları ile akademilere girebilmesine olanak sağlıyor.

Yürürlükteki düzenlemeye göre, &quot;genel lise, erkek teknik öğretim, kız teknik öğretim, ticaret ve turizm öğretimine bağlı okul&quot; mezunları bu okullara girebiliyorlar.

Teklifin gerekçesinde, bu düzenleme ile okul ve fakültelere girişte &quot;ayrımcılığa son verildiği&quot; yer aldı.

AK Partili Bozdağ, Elitaş ve Kaynak&apos;ın teklifi, İstanbul&apos;da Gelişim Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesi, Alanya&apos;da ise Hamdullah Emin Paşa adıyla üç yeni vakıf üniversitesi kurulmasını da öngörüyor. &lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/ak_parti_39_den_osym_i_cin_yasa_teklifi/2011-01-17-34</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/ak_parti_39_den_osym_i_cin_yasa_teklifi/2011-01-17-34</guid>
			<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 20:54:45 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Sarkisyan, Kıbrıs&apos;ta Türkiye&apos;yi Suçladı</title>
			<description>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1295290015_17_sarkisyan.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;

&lt;b&gt;Kıbrıs&apos;ta Rum Kesimini ziyaretinde konuşan ve adada herhangi bir bölünme girişimini kabul etmediklerini belirten Ermenistan Cumhurbaşkanı, normalleşme çabalarının da Türkiye nedeniyle &apos;başarısız&apos; olduğunu söyledi.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;


Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Rum Meclisi&apos;nin özel oturumunda konuştu.

Sarkisyan, Rum radyosunun haberine göre buradaki konuşmasında, &apos;&apos;Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzene girmesi girişimin, Türkiye&apos;nin çelişkili tutumu ve tutarsız açıklamaları nedeniyle çok kısa bir süre içerisinde başarısızlığa uğradığını&quot; iddia etti.

Sarkiysan, &apos;&apos;Ermenistan&apos;ın Kıbrıs&apos;ta herhangi bir bölünme girişimini hiçbir zaman kabul etmediğini ve böyle bir şeyi kabul etmesinin söz konusu olmadığını&apos;&apos; da söyledi. 

Sarkisyan, konuşmasında &quot;Biz hiçbir zaman dost ülkeni...</description>
			<content:encoded>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1295290015_17_sarkisyan.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;

&lt;b&gt;Kıbrıs&apos;ta Rum Kesimini ziyaretinde konuşan ve adada herhangi bir bölünme girişimini kabul etmediklerini belirten Ermenistan Cumhurbaşkanı, normalleşme çabalarının da Türkiye nedeniyle &apos;başarısız&apos; olduğunu söyledi.&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;/b&gt;


Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Rum Meclisi&apos;nin özel oturumunda konuştu.

Sarkisyan, Rum radyosunun haberine göre buradaki konuşmasında, &apos;&apos;Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzene girmesi girişimin, Türkiye&apos;nin çelişkili tutumu ve tutarsız açıklamaları nedeniyle çok kısa bir süre içerisinde başarısızlığa uğradığını&quot; iddia etti.

Sarkiysan, &apos;&apos;Ermenistan&apos;ın Kıbrıs&apos;ta herhangi bir bölünme girişimini hiçbir zaman kabul etmediğini ve böyle bir şeyi kabul etmesinin söz konusu olmadığını&apos;&apos; da söyledi. 

Sarkisyan, konuşmasında &quot;Biz hiçbir zaman dost ülkenin kuzey kısmının bölünmesine göz yummadık ve bundan sonra da göz yummayacağız. Sizinle birlikte Mağusa&apos;nın ve diğer bölgelerin Türkiye tarafından &apos;işgal&apos; edildiğini hatırlıyoruz&quot; iddiasında bulundu.

Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilere de değinen Sarkisyan, &quot;Ermenistan tarafından başlatılan Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzene girmesi ile ilgili samimi girişimin, Türkiye&apos;nin çelişkili tutumu ve tutarsız açıklamaları nedeniyle çok kısa bir süre içerisinde başarısızlığa uğradığını&quot; ileri sürdü.

Sarkisyan&apos;ın bu gece ziyaretini tamamlayarak Rum tarafından ayrılması bekleniyor. &lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/sarkisyan_kibris_39_ta_turkiye_39_yi_sucladi/2011-01-17-33</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/sarkisyan_kibris_39_ta_turkiye_39_yi_sucladi/2011-01-17-33</guid>
			<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 20:50:24 GMT</pubDate>
		</item>
		<item>
			<title>Almanya&apos;yı Türk Kökenli Gençler Koruyacak</title>
			<description>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1293441157_33_almanaskeri4.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;
&lt;b&gt;Almanya 1 Marttan itibaren zorunlu askerliği kaldırarak, paralı ve gönüllü askerlerden oluşacak &quot;profesyonel ordu&quot; sistemine geçiyor.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;15 bini gönüllü, 170 bini paralı toplam 185 bin askerden oluşması düşünülen Alman Silahlı Kuvvetleri’ndeki paralı askerlik imkanından en fazla iş piyasasında yerini alamamış gençlerin faydalanacağı bildiriliyor. İş piyasasında yerini alamamış gençlerin başında ise çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu göçmen kökenli gençler geliyor. 

Almanya, mart ayından itibaren zorunlu askerliği kaldırıyor. Alman hükümetinin, Alman Silahlı Kuvvetleri’nde reforma gitme kararı sonucunda, zorunlu askerliğin yerini, paralı ve gönüllü askerlerden oluşacak olan &quot;profesyonel ordu” alacak. Bu şekilde asker sayısı da 240 binden, 185 bine düşürülecek. Bunların 170 bininin paralı, 15 bininin ise ...</description>
			<content:encoded>&lt;div style=&quot;text-align: center;&quot;&gt;&lt;img src=&quot;http://sohbetkeyfi.ucoz.com/1293441157_33_almanaskeri4.jpg&quot; border=&quot;0&quot; alt=&quot;&quot;&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;
&lt;b&gt;Almanya 1 Marttan itibaren zorunlu askerliği kaldırarak, paralı ve gönüllü askerlerden oluşacak &quot;profesyonel ordu&quot; sistemine geçiyor.&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&amp;nbsp;15 bini gönüllü, 170 bini paralı toplam 185 bin askerden oluşması düşünülen Alman Silahlı Kuvvetleri’ndeki paralı askerlik imkanından en fazla iş piyasasında yerini alamamış gençlerin faydalanacağı bildiriliyor. İş piyasasında yerini alamamış gençlerin başında ise çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu göçmen kökenli gençler geliyor. 

Almanya, mart ayından itibaren zorunlu askerliği kaldırıyor. Alman hükümetinin, Alman Silahlı Kuvvetleri’nde reforma gitme kararı sonucunda, zorunlu askerliğin yerini, paralı ve gönüllü askerlerden oluşacak olan &quot;profesyonel ordu” alacak. Bu şekilde asker sayısı da 240 binden, 185 bine düşürülecek. Bunların 170 bininin paralı, 15 bininin ise gönüllü askerlerden oluşacağı öngörülüyor. 

ALMANYA, YENİ SİSTEMLE 8,3 MİLYAR EURO TASARRUF ETMEYİ PLANLIYOR

Yeni askerlik süresinin ise 23 aya kadar sürmesi bekleniyor. İlk aşamada 2014 yılına kadar yapılan planla Almanya, eskiye oranla 8,3 milyar Euro tasarruf etmeyi planlıyor. Konuyla ilgili açıklamayı yapan Alman Savunma Bakanı Karl-Theodor zu Guttenberg, zorunlu askerlik konusunda anayasa değişikliği yapılmayacağını, fakat 1 Mart 2011 tarihinden itibaren Almanya’da, sadece gönüllü olarak askerlik yapmak isteyenlerin askere alınacağını açıklamıştı. 

Uzmanlar, Almanya’da zorunlu askerliğin kaldırılması ve paralı askerliğe geçilmesinin, özellikle iş piyasasında yerini alamamış gençler için yeni bir şans doğurduğunun altını çiziyor. Bunların önemli bir kısmını ise, kimisi meslek eğitim yeri bile bulamamış olan Türk kökenli gençler oluşturuyor. Nitekim Köln, Frankfurt, Dortmund, Berlin gibi Almanya’nın büyük kentlerinde 18 yaşından küçüklerin yaklaşık yüzde 50’si göçmen çocuk ve gençlerinden oluşuyor. Bütün bunlar göz önünde bulundurulduğunda, paralı askerliğe geçiş yapan Almanya’yı çoğunluğunu Türk kökenlilerin oluşturduğu göçmen gençler koruyacak gibi görünüyor. 

ÜNİFORMA İÇİNDE VATANDAŞ YERİNE ÜNİFORMA İÇİNDE KARİYER

Alman Die Welt gazetesi de konuyu, &quot;Ülke savunmasını toplumun alt kesimi üstlenecek” başlığıyla sayfalarına taşıdı. Gazete, zorunlu askerliğin kalmasıyla toplumun orta kesimini oluşturan Almanların birçoğunun üniforma giymeye yanaşmayacağını bildirerek, &quot;Silahlı Kuvvetlerdeki iş, başka yerlerde şansı olmayanlara cesaret, umut veriyor.” dedi. Askerlikte &quot;üniforma içinde vatandaş” anlayışının geride kaldığını, artık, &quot;üniforma içinde kariyer” anlayışının geleceğini vurgulayan gazete, insanlık tarihinde hiç bir zaman toplumun üst kesimlerinin gönüllü olarak askere gitmediğine dikkat çekti. Paralı askerlik mesleğinin, ömür boyu iş güvencesi de sunduğuna dikkat çeken Die Welt, ayrıca askerlik mesleğinin toplumda büyük bir saygınlık nedeni olduğunu hatırlattı. 

Dünyada askerlik mesleğinde gelinen aşamayı değerlendiren uzmanlar da, diğer demokratik ülkeler gibi Almanya’nın da, küçük ancak yüksek teknoloji ile donatılmış birliklere ihtiyacı olduğunu bildiriyor. Uzmanlar paralı askerliği özellikle işsiz veya kötü iş şartlarında çalışan gençleri isteyeceğinin altını çiziyor. 

Almanya’nın doğu eyaletlerini örnek gösteren uzmanlar, ekonominin yeniden canlanmasına rağmen doğu eyaletlerine gençlerin iş piyasasındaki şanslarının batıdan daha kötü olduğuna dikkat çekiyor ve Silahlı Kuvvetler’de Doğu Almanya kökenlilerin oranının yüksek olacağına işaret ediyor. Doğuluların oranının şu anda da yüksek olduğunu dikkat çeken uzmanlar, Almanya’nın beşte bir nüfusunun doğuda yaşıyor olmasına rağmen, Alman Silahlı Kuvvetleri’ndeki Doğu Almanya kökenlilerin oranının üçte bir civarında olduğunu bildiriyor. İyi iş koşullarına sahip olanların askerliği tercih etmediğini hatırlatan uzmanlar, iyi iş koşullarının yüksek meslek eğitimi almış olmayı gerektirdiğine, doğuda bu şansa sahip olmanın batıdan daha düşük olduğuna dikkat çekiyor. 

Kaynak: Cihan &lt;/div&gt;</content:encoded>
			<link>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/almanya_39_yi_turk_kokenli_gencler_koruyacak/2011-01-17-32</link>
			<dc:creator>sohbetkeyfi</dc:creator>
			<guid>https://sohbetkeyfi.ucoz.com/blog/almanya_39_yi_turk_kokenli_gencler_koruyacak/2011-01-17-32</guid>
			<pubDate>Mon, 17 Jan 2011 20:47:06 GMT</pubDate>
		</item>
	</channel>
</rss>